Ne halayın tadı kaldı ne horonun

Ne halayın tadı kaldı ne horonun

17 yıldır Kültür Bakanlığı yerine Spor Bakanlığı’na bağlı çalışan halk oyunları emekçileri zorda. Okulların ve kursların kapanmasıyla işsiz kalanlar, sanatçı desteğinden de faydalanamıyor. Emekçiler çözüm istiyor.

Ne halayın tadı kaldı ne horonun

Işıl ÇALIŞKAN

Halk oyunları emekçilerinin var olan sorunları pandemiyle birlikte gün yüzüne çıktı. 2004 yılından beri Gençlik ve Spor Bakanlığı’na bağlı olan ve herhangi bir sosyal güvenceleri bulunmayan emekçiler bu dönemde herhangi bir destekten de faydalanamadı. Halk Oyunları Federasyonu’nun sitesine göre halk oyunu emekçilerinin sayısı 14 bini aşıyor. Halk oyunları emekçileri Kültür Bakanlığı’na bağlanmayı talep ediyor. Emekçiler sorunlarına ve geleceklerine ilişkin sorularımızı yanıtladılar.

DERDİMİZ ÇOCUKLARI YARIŞTIRMAK DEĞİL!

11 yıldır dans eden Osman Gürdamar, 4 yıldır halk oyunları eğitmenliği yapıyor. Eğitmen olmak için 5 kademeli bir sistemden geçtiklerini anlatan Gürdamar, “Burada ritim saz çaldırılıyor, oyun sahneleniyor, sahne dersleri ve makyaj dersleri görülüyor” dedi. Spor Bakanlığı’nın tüm bu süreçten uzak olduğunu aktaran Gürdamar şunları söyledi: “Şimdi Spor Bakanlığı’na bağlandığımız için halk oyunlarına müsabaka gözüyle bakılıyor. Biz 7 yaşındaki çocukları sahnede yarıştırmak zorunda kalıyoruz. Etkinlik adı altında rahatlaması gereken bir durumda çocukları yarıştırıyoruz. Bizim derdimiz çocuklarımızı yarıştırmak değil eğitimimizi doğru verebilmek. Yaptığımız kültürel bir iş en nihayetinde.”

Osman Gürdamar sorunlarını şöyle dile getirdi:

ne-halayin-tadi-kaldi-ne-horonun-851141-1.SAATLİK SİGORTAYLA ÇALIŞIYORUZ: Normal şartlarda bakanlığa her yıl vize ücreti ödemek koşuluyla Halk Eğitim Merkezleri’nde çalışabiliyoruz. Devlet okullarında bu işi yapabilmemiz için Halk Eğitim Merkezleri’nden görevlendirme almamız gerekiyor. Saat üzerinden yani tarım işçisi gibi sigortalandırılıyoruz. Dolayısıyla hiçbir şeyden faydalanamıyoruz. Sağlık güvencemiz bile yok. Tek çözüm kadrolu çalışma.

ÖĞRETMENİZ AMA HAKLARIMIZ YOK: Öğretmeniz ama hiçbir şekilde öğretmen haklarına sahip değiliz. Pandemi başladığında kısa çalışma ödeneğinden faydalanacağımız söylendi, ama bir gelişme olmadı. Bir yıldır hiçbir gelirimiz yok. Halk oyunlarında enstrüman çalan, eğitmenlik yapan, kostüm hazırlayan farklı uzmanlık alanlarından kişiler var. Devlet bize tabiri caizse üvey evlat muamelesi yapıyor.

‘NE İŞ OLSA YAPARIM’ DEDİM: Mart ayının ikinci haftasından bu yana mesleğimi yapamıyorum, hiçbir kazanç elde edemedim. Bir birikimimiz de yok. Bir Halk Eğitim Merkezi’nde tam bir asgari ücret maaşı alıyorsunuz. Haliyle durum ortada. Arabam vardı onu sattım. Ne iş olursa yaparım moduna geçtim. Üç iş değiştirdim. Şu anda bir firmada ön muhasebe yapıyorum. Bu süreçte de kim 100 TL fazla veriyorsa oraya gider durumundaydık. Birçok eğitmen arkadaşım evini kapatıp bir yakınının evine yerleşti. Devletin bin TL’lik desteğinden de faydalanamadık.”

ne-halayin-tadi-kaldi-ne-horonun-851140-1.EMEKLİLİK BİZİM İÇİN BİR HAYAL

Usta öğretici Emine Özten de, Covid-19 nedeniyle 13 Mart itibarıyla işsiz kaldıklarını söylüyor. Sigortalarının kesilmesi nedeniyle sağlık güvencesinden de yararlanamadıklarını anlatan Özten, zor günler geçirdiklerini ifade ediyor. Usta öğretici, pandemi sürecinde yaşadıklarını şöyle anlattı: “Sosyal destekten ve devlet yardımından yararlanan sayısı çok az. Özellikle tek başına ev geçindiren usta öğretici anne babalar bu süreçte çok zorlandı. Evine ekmek götüremeyen, faturalarını yatıramayan, kirasını ve banka kredilerini ödeyemeyen ve bu yüzünden icralık olan arkadaşlarımız var. Yakın zamanda kurslarını açan arkadaşlarımız var. Tekrar yasaklar gelirse kurslarımız kapanır ve yeniden başa döneriz. Sigortalarımız aldığımız ders saati karşılığı yatıyor. Dolayısıyla bu durumda emeklilik de bizim için hayal. ”

Usta öğreticilere kadro hakkı tanınması gerektiğini aktaran Emine Özten, sözlerini şöyle sürdürdü; “Halk oyunlarının okullarda ders olarak verilmesini istiyoruz. Biz usta öğreticiler geçmişi geleceğe aktaran gönül köprüleriyiz. Çocuklarımızın kendi kültürüyle büyümesi türkülerini söylemesini halaylarını çekmesini istiyoruz.”

***

ne-halayin-tadi-kaldi-ne-horonun-851139-1.Kostüm firmaları da teker teker kapanıyor

15 yıldır kostümcülük yapan Ateş Ateş ise, okulların kapanmasıyla birlikte işyerlerini kapattığını anlatıyor: “Çalışanlarımızı çıkardık. Kiralarımız işliyor. 23 Nisan ve 19 Mayıs’ta, yılsonu gösterileri programlarında kostümleri kiraya veriyorduk. Ama geçtiğimiz Mart’tan itibaren her şeyi kapattık. Kostümleri okullardan geri topladık. Aldığımız kaporaları iade ettik. Birçok halk oyunları kostüm firması kepenk indirdi. 2-3 ay içerisinde kostümle ilgili faaliyetimi durdurmayı planlıyorum.”

Kaynak: idarimerkez.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir